moonskin
Mukhtar/is

Joined: 29 Aug 2005 Posts: 515 Location: Freiburg, Germany
|
|
STATUS: IN PROGRESS
Karpuz Kapuğu
Türkiye ve Kuzey Kıbrısın sürerdurumcuları (statükocuları) Kıbrıs sorununu Türkiyenin AB üyelik sürecinde bir takoz olarak kullanmak istediler. Beceremediler. ABD, Türkiyenin köktendinciliğe savrulmasını istemediği için Batı kampında tutulamsında yarar görmektedir. Bu nedenle ABden üyelik görüşmeleri için tarih alabilmesi için ağırlığını koymuştur. Tayyip Erdoğan, önündeki sivil-asker bürokrasi engeleni aşabilbilmişse, ABD sayesinde aşmıştır. Generallerin Annan Planı konusunda nötür davranmalarını ABD sağlamıştır. Günün sonunda Kıbrısın kuzeyinde çoğunluğun evet, güneyinde de hayır demesi sağlanmış, Türkiyenin ABden tarih alması kolaylaştırılmıştır. 17 Aralık 2004 tarihi AB doruğunda olağanüstü olumsuz bir gelişme olmazsa ABnin Türkiye ile üyelik görüşmelerini uzak olmayan bir gelecekte başlatması sözkonusudur.
Türkiyenin AB ile üyelik görüşmelerine başlaması demek Türkiyenin demokratikleşme yolunda ilerlemesi demektir. Türkiyenin demokratikleşme yolunda ilerlemesi Türkiyedeki sürerdurumu temellerinden sarsacaktır. Türkiyedeki sürerdurumun temellerinden sarsılması asker-sivil bürokrasi mensublarının ayrıcalıklı konumlarını geriletecektir.
Türkiye ve Kuzey Kıbrıstaki sürerdurumcular Kıbrıs sorununu Türkiyenin AB üyelik yolunda bir takoz olarak kullanmayı denemişler ancak şu ana kadar başarılı olamamışlardır. Görünen odur ki teslim bayrağını çekmemişlerdir.
Gelinen aşamada Kıbrısın kuzeyindeki hükümet bunalımından yararlanmayı deneyeceklerdir. 17 Aralık 2004 AB Devlet ve Hükümet Başkanları toplantısına giderken Kıbrısın kuzeyinde Derviş Eroğlunun başbakanlığında bir hükümetin krulmasını sağlayabilirlerse, Kıbrıs sorununu takoza dönüştürüp Türkiyenin ABden müzakere tarihi almasını engellemeyi deneyebilirler.
Ulaşılan kritik aşamada Kıbrısın kuzeyinde CTP-DP koalisyon hükümeti sallantıdadır. Bütçesinin Mecliste onaylanmaması söz konusudur. Azınlığa düşen hükümetin yeter çoğunlukla yeniden oluşabilmesini sağlamak amacıyla biraraya gelen CTP, DP ve BDH önderleri olumlu bir sonuç üretememeişlerdir. Ahmet Kaşif ile Ünal Üstelin DPden ayrıldıkları günlerde sürerdurumcu UBP ve DP dışında çözümcü bir hükümetin krulması gündeme geldiğinde CTP kurmayları eklektik olur gerekçesiyle UBP ve DP dışında bir hükümetin kurulmasını kabul etmemişlerdi. Şimdi eklektik olmasın diye hükümete katılmalarını istemedikleri kendilerine göre küçük partilere gidip, -Ne olursunuz, bize katılın da şu bütçeyi geçirelim. Dilerseniz size bakanlık da veririz mı diyecekler?
Basına yansıdığı kadarıyla CTP, DP ve BDH Hükümetinin oluşmasına DPnin kararsızlığı neden olmaktadır.
Öyle midir?
Bize öyle geliyor ki Ankarada, bilinen güçler arasındaki zıtlaşma devam ettiği içindir ki Kıbrısın kuzeyinde hükümet sorunu çözülememektedir. Ankara ve Lefkoşanın sürerdurumcuları Kıbrıstaki hükümet bunalımından yararlanarak Tayyip Erdoğanın ayağının altına bir Kıbrıs karpuz kabuğu atmak istemektedirler. Düşündükleri karpuz kabuğu UBP-DP Koalisyon Hükümetidir.
Başbakan Mehmet Ali Talat, koalisyon hükümeti Mecliste azınlığa düşmüş olmasına karşın, cambazlık yaparak, şu ana kadar sörf tahtasının üzerinde durmasını becermiştir. Bundan sonrasını sörf tahtasını yönlendiren dalgaların hızı ve gücü belirleyecektir.
Sürerdurum karşıtı güçler birlikte davranmak beceresini gösteremedikelri sürece toplumun önünü açmaları olanaklı olmayacaktır. |
|